AHLÂK
Soru 1 :
Rasulüllah (s.a.v.-’e göre en kötü düğün yemeği hangisidir?
Cevap :
Zenginlerin çağrılıp, yoksulların davet edilmediği düğün yemeğidir.
Soru 2 :
İslam’da çocuk terbiyesinin üç ana esası nedir?
Cevap :
a- Çocuğu zararlı etkenlerin tahribatından uzak tutmak. (Ahlaksız
çevre, kötü arkadaş)
b-
Başta anne ve baba olmak üzere tüm büyüklerin iyi örnek olmaları.
c-
İyi örnek olmayı, yumuşak olmayı, sevgiyi, saygıyı, hoşgörüyü
tatbikatla öğretmek ve yaşatmak.
d-
Tüm verilecek terbiyenin İslam’ın müsaade ve teşvik ettiği ölçüler
çerçevesinde olmalı.
Soru 3 :
Çocuk terbiyesinin en etkili ve zorunlu yaş dönemi hangisidir?
Cevap :
0-6 yaş arasıdır. Çünkü Peygamber Efendimiz (s.a.v.-’e çocuğunu ilim
öğretmek için getiren sahabeye çocuğun yaşını sorduklarında
aldıkları cevap altı yaş olunca Allah’ın Resulü (s.a.v.) in cevabı:
“Geç kalmışsın” olmuştur.
Soru 4 :
İnsanın kendi nefsine karşı görevleri nelerdir?
Cevap :
a- Bedenini terbiye etmek. Çünkü: “Kuvvetli mü’min, zayıf olan bir
mü’minden hayırlıdır.”
b-
Sağlığı muhafaza etmek. “Ölümden başka her derdin bir devası
vardır.”
c-
Vücudunu yıpratacak şeylerden kaçınmak.
d-
İradeyi kuvvetlendirmek. Hakkı kabul edip, haksızlığı ve zararı ret
etmek ve taklit etmemek.
e-
Aklı ve zihni irfan nurlarıyla aydınlatmak.
Soru 5 :
Erkeğin hanımına karşı görevleri nelerdir?
Cevap :
a- Onunla güzel geçinmek, onu korumak ve onu gözetmek.
b-
Onun geçim ihtiyaçlarını üstlenmek ve karşılamak.
c-
Doğruluk, güzellik ve sadakatten ayrılmamak.
Soru 6 :
Kadının erkeğine karşı vazifeleri nelerdir?
Cevap :
a- Kocasının dine uygun emirlerini yerine getirmek ve ona itaat
etmek.
b-
Kocasının namus ve şerefini korumak.
c-
Bulunduğu hale kanaatkar olmak.
d-
İsraftan kaçınmak.
e-
Ev hanımı olacak şekilde hareket etmek.
Soru 7 :
Evladın ebeveyne (anne ve babaya- karşı sorumlulukları nelerdir?
Cevap :
a- Saygı gösterip itaat etmek.
b-
Anne ve babaya karşı “ÖF” bile dememek, onları incitmemek.
c-
Onların ihtiyaçları sırasında yanında bulunmak.
d-
Kabirlerini ziyaret etmek ve duada bulunmak.
e-
Vefatlarından sonra onların dostlarına karşı saygı göstermek,
ziyaretlerinde bulunmak.
Soru 8 :
Anne ve babanın çocuklarına karşı sorumlulukları nelerdir?
Cevap :
a- Doğduğunda müslüman ismi koymak.
b-
Güçleri nispetinde onları besleyip, büyütmek.
c-
Onları İslam’a göre terbiye etmek.
d-
İslami ilimleri öğretip, kazanç yollarını göstermek.
e-
Onlara fazilet örneği olmak.
f-
Dokuz yaşlarında iken yataklarını ayırmak.
g-
İbadetlere telkin edip alıştırmak.
h-
Akıl baliğ olduktan sonra mümkünse hemen evlendirmek.
Soru 9 :
Yüce Allah (c.c.)’dan korkmak, haram ve şüpheli şeylerden kaçmak ve
sakınmaya ne ad verilir?
Böyle olma hali nedir ve böyle olana ne isim verilir?
Cevap :
İttika denir. Bu hale Takva, takva olan kimseye de Muttaki denir.
Soru 10:Utanılacak
şeylerden insanı koruyanhale,güzel huylarla vasıflanmaya vegüzel
huylu olmaya ne ad verilir
Cevap :
Edep denir.
Soru 11:
İhlas ne demektir?
Cevap :
Herhangi bir iş yada ameli güzel bir niyet, saf bir kalple yapmak ve
o işe başka bir şey karıştırmamaktır.
Soru 12:
Riya ne demektir?
Cevap :
Gösteriş demektir. Bir işi gösteriş için yada bir maddi yarar
maksadıyla yapmaktır.
Soru 13:
Tevazu nedir?
Cevap :
Kendini büyük görmemek, insanları hakir görmemek, kendini olduğundan
aşağı saymak.
Soru 14:
Allah (c.c.)’a güvenmek, kulluk görevini yaptıktan sonra başarıyı
Allah (c.c.)’dan beklemek ve insan gücünün yetişemediği şeyleri
Allah (c.c.)’a bırakıp ümitsizlik ve keder içine düşmemeğe ne denir?
Cevap :
Tevekkül denir.
Soru 15:
Hüsnü zan ve Suizan ne demektir?
Cevap :
Hüsnü zan: Bir iyiliğin üzerine inanç beslemeye, güzel düşünmeye
denir. Suizan:
Her şeyde bir art niyet aramaya, yanlış düşünüp yanlış yorumlamaya
denir.
Soru 16:
Dili gereksiz şeylerden koruyup, ihtiyaçtan fazlasını boş yere
konuşmamak haline, malayani denilen faydasız şeylerle uğraşmak ve
ağza her gelen şeyi söylemek gibi hallerden kaçınmaya ne denir?
Cevap :
Hıfz-ı Lisan (Dili korumak) denir. Peygamberimiz (s.a.v.)’de “Her
kim Allah (c.c.)’a ve ahiret gününe iman
ediyorsa ya hayır söylesin yada sussun” buyurmuşlardır.
Soru 17:
Utanma, hicap, ar, namus duygularını çirkin şeylerden nefsin
arındırılması, edebe aykırı bir işin ortaya
çıkmasından kalbin duyduğu rahatsızlığa, sıkıntıya ne denir?
Cevap :
Haya denir.“Haya imandandır, insanlardan utanmayan Allah (c.c.)’dan
da utanmaz. (Hadis)
Soru 18:
Şecaat ne demektir?
Cevap :
Yiğitlik, kahramanlık, kalp metinliği, gerektiğinde tehlikelere
atılabilme özelliğidir.
Soru 19:
Yapılan iyiliğin kıymetini bilmek, takdir etmek, söz yada işle
memnuniyet göstermeye ne denir?
Karşıtı Küfran-ı Nimet (Nimeti inkardır.)
Cevap : Şükür.
Soru 20:
Acıya katlanmak, bedene uygun düşmeyen hallere telaş göstermeden
karşı koymak olan faziletli hale ve başa gelen belalara “imtihandır”
diyerek üzülmeden sonunu beklemeye ne denir?
Cevap :
Sabır denir. “Allah (c.c.) sabredenlerle beraberdir.” (Ayet meali)
Soru 21:
Sıla-i Rahim ne demektir?
Cevap :
Akrabayı arayıp sormak, kusurlarını bağışlamak, ihtiyaçlarında
yardım etmek, onlarla görüşmek,
sohbet etmek ve ziyaretlerinde bulunmaktır.“Sıla-i Rahim ömrü
uzatır”(Hadis)
Soru 22:
Müslümanların zihin uyanıklığı haline, bir şeyi çabukça anlayış
kabiliyetine, bir insanın ahlak ve davranışlarını yüzünden anlamak
haline ne denir?
Cevap :
Feraset denir. “Mü’minin ferasetinden sakının. Çünkü o,Allah (c.c.)’ın
nuru ile bakar” buyrulmuştur.
Soru 23:
Kanaat nedir?
Cevap :
Kısmete rıza göstermek, israftan kaçıp orta bir halde hareket
etmektir. “Kanaat tükenmez bir hazinedir”
Soru 24:
Danışmak, bir işin hayırlı olup olmadığını anlamak için uygun
görülen kimselerle görüşüp fikirlerini almaya ne denir?
Cevap : İstişare- Müşavere denir. “Müşavere eden zarar görmemiştir”
(Hadis)
Soru 25:
Söz gezdirmek, koğuculuk yapmak, bir kimse aleyhine söylenen sözleri
bir kötülük maksadı ile o kimseye
ulaştırmak gibi yapılan çirkin huya ne denir?
Cevap : Nemime denir. “Koğucu olan (söz taşıyan- cennete giremez
Soru 26:Müslümanların
kalbinde zerre kadar dahi bulunsa cennete girmelerine mani günah
nedir?
Cevap :Kibir
Soru 27:
Kibirin tersi olan kelimedir. Kendini olduğundan aşağı göstermek
manasınadır. Alçak gönüllülüktür. Böyle olan kişiler kendisinden
aşağı olan kişileri küçük görmezler ve akranları arasında
büyüklenmezler. Her şeyi ben bilirim, en iyi ben bilirim demezler.
Hatta bazen toprak gibi mütevazi olurlar. İnsanı olgunlaştıran ve
topluma sevdiren bu güzel huyun adı nedir? ...
Cevap : Tevazu.
Soru 28:
Mal, mülk Allah (c.c.)’ındır. Kulun elinde bulunan ve ölmeyecek gibi
biriktirdiği her şey bir imtihan vasıtasıdır. Kul elindeki bu
imkanları, kendisi ve diğer insanlar için en faydalı şekilde
kullanmakla yükümlüdür.
Böyle davranmayan kimseyi ne Allah (c.c.), ne de kullar sever.
Allah (c.c.)’ın kendisine verdiği mal ve mülk emanetinin hakkını
vermemiş olur
Cömertlik göstermemek İslam’ın kınadığı, tasvip etmediği kötü huyu
kul
kazanmış olur. Cömert insan hem Allah (c.c.)’a yakın, hem cennete
yakın, hem de insanlara yakındır.
Aynı zamanda cehennemden de uzaktır.
Kötü huylu insansa Allah (c.c.)’dan, cennetten, insanlardan uzak,
cehenneme yakındır. Hem ferdi, hem de içtimai zararları olan bu kötü
huyun adı ve yine İslam’da hoş görülmeyen
bunun aksi huyun adı nedir?
Cevap : Cimrilik ve İsraf (Savurganlıktır).
Soru 29:
Müslümanların eş, dost, akraba ve yakınlarını, hatta memleketlerini
ziyaret etmesi, görmesi, ilgi ve alaka kurması anlamına gelir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in bu konu ile ilgili çok hadisleri
olup, bu iş yapıldığı zaman
müslümanların cennete gireceklerini müjdelemiştir.
İslam alimleride yapılması gereken bu hareketin vacip,
terkininde haram olduğunu söylemişlerdir.
İslam ıstılahında bu güzel işe ne ad verilir?
Cevap : Sıla-i Rahim.
Soru 30:
İkiyüzlülük ve ara bozuculuğa ne ad verilir.
Cevap : Nifak.
Soru 31:
Aksıran bir müslümanın “Elhamdülillah” demesi gerekir.
Buna göre yanında bulunan müslüman ne demesi gerekir?
Cevap : Yerhamükellah demesi gerekir.
Soru 32:
Başkalarının evine gireceğimiz zaman öncelikle hangi kurallara
dikkat etmemiz gerekir?
Cevap :
a- Selam veririz, b- Adımızı söyleriz, c- Sıfatımızı söyleriz, d-
Künyemizi bildiririz.
1-"Gündüzün
güneş dönüp gecenin karanlığı bastırıncaya kadar (belli vakitlerde)
namaz kıl; bir de sabah namazını. Çünkü sabah namazı şahitlidir.
Gecenin bir kısmında uyanarak, sana mahsus bir nafile olmak üzere
namaz kıl. (Böylece) Rabbinin, seni, övgüye değer bir makama
göndereceğini umabilirsin" (İsrâ, 78, 79).
2-"O
kitap (Kur'ân);onda asla şüphe yoktur. O,müttakîler (sakınanlar ve
arınmak isteyenler) için bir yol göstericidir
3-
"Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden
ayırmanın açık delilleri olarak Kur'ân'ın indirildiği aydır"
(Bakara, 185).
4-
"Ey insanlar! Şüphesiz size Rabbinizden kesin bir delil geldi ve
size apaçık bir nur indirdik" (Nisâ 174).
5-
"Gerçekten size Allah'tan bir nur, apaçık bir kitap geldi. Rızasını
arayanı Allah onunla kurtuluş yollarına götürür ve onları iradesiyle
karanlıklardan aydınlığa çıkarır, dosdoğru bir yola iletir" (Mâide
15, 16).
6-
"Bu (Kur'ân), Ümmü'l-Kurâ (Mekke) ve çevresindekileri uyarman için
sana indirdiğimiz ve kendinden öncekileri doğrulayıcı mübarek bir
kitaptır. Ahirete inananlar buna da inanırlar ve onlar namazlarını
hakkıyla kılmaya
devam ederler" (En'âm, 92).
7-
"İşte bu (Kur'ân), bizim indirdiğimiz mübarek bir kitaptır.
Buna uyun ve Allah'tan korkun ki size merhamet edilsin" (En'âm,
155).
8-
"Gerçekten onlara, inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet
olarak, ilim üzere açıkladığımız bir kitap getirdik" (A'râf, 52).
9-
"Kitab'a sımsıkı sarılıp namazı dosdoğru kılanlar var ya, işte biz
böyle
iyiliğe çalışanların ecrini zayi etmeyiz" (A'râf, 170).
10-
"Kur'an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki size merhamet
edilsin" (Arâf, 204).
11-"Ey
insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdekine bir şifa,
müminler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir.
De ki: Ancak Allah'ın lûtfuf ve rahmetiyle, işte bunlarla
sevinsinler.
Bu onların (dünya malı olarak) topladıklarından daha hayırlıdır"
(Yunus, 57, 58).
12-
"Elif. Lâm. Râ. (Bu Kur'an), Rablerinin izniyle insanları
karanlıklardan aydınlığa, yani her şeye galip (ve) övgüye lâyık olan
Allah'ın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır"
(İbrahim, 1).
13-
"Biz, Kur'an okunduğu zaman, seninle ahirete inanmayanların arasına
gizleyici bir örtü çekeriz. Ayrıca, onu anlamamaları için kalplerine
bir kapalılık ve kulaklarına bir ağırlık veririz. Sen, Kur'an'da
Rabbinin
birliğini yadettiğinde onlar, canları sıkılmış bir vaziyette,
gerisingeri dönüp giderler" (İsrâ, 45, 46).
14-
"Biz, Kur'an'dan öyle birşey indiriyoruz ki o, müminler için şifa ve
rahmettir; zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır" (İsrâ, 82).
15-
"Allah sözün en güzelini, birbiriyle uyumlu ve bıkılmadan tekrar
tekrar okunan bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların, bu
Kitab'ın etkisinden tüyleri ürperir, derken hem bedenleri hem de
gönülleri Allah'ın zikrine ısınıp yumuşar. İşte bu Kitab, Allah'ın,
dilediğini kendisiyle doğru yola ilettiği hidayet rehberidir.
Allah kimi de saptırırsa artık ona yol gösteren olmaz" (Zümer, 23).
16-
"İşte böylece sana da emrimizle Kur'ân'ı vahyettik. Sen, kitap
nedir, iman nedir bilmezdin.
Fakat biz onu kullarımızdan dilediğimizi kendisiyle doğru yola
eriştirdiğimiz bir nur kıldık.
Şüphesiz ki sen doğru bir yolu göstermektesin" (Şûrâ, 52).
17-
"Eğer biz bu Kur'an'ı bir dağa indirseydik, muhakkak ki onu, Allah
korkusundan baş eğerek, parça parça olmuş görürdün. Bu misalleri
insanlara düşünsünler diye veriyoruz" (Haşr, 21).
18-
"Biz onu (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne
olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır" (Kadr,
1, 2, 3).
19 -
"İşte o apaçık delil Allah tarafından gönderilen ve en doğru
hükümleri hâvî tertemiz sahifeleri okuyan bir elçidir" (Beyyine, 2,
3).
20-
"Kur'an'ı kesinlikle biz indirdik; elbette onu yine biz koruyacağız"
(Hicr, 9).-
"Söz
manadan, mana da sözden ayrı değildir.
Tıpkı tenin candan (ruhtan) ayrı olmadığı gibi"