HAYIRLI CUMALAR EYY AHALİ
Allahım!
Senin af ve mağfiretinin dairesi, bizi bela ve musibetlerden uzak
tutacak kadar geniştir. Bize rahmetinle muamele buyur Rabbim.Gazabından bizi emin kıl
Allahım!
Sen'den dünya ve ahirette af ve afiyet diliyoruz.
Her türlü
semavi ve arzi afet ve belaları üzerimizden uzaklaştırmanı
istiyoruz.
Allahım!
Bilerek veya bilmeyerek işlediğimiz hatalarımızı, günahlarımızı
bağışla.
Bizlere merhamet buyur. Şüphesiz Sen merhametlilerin en
merhametlisisin.
Allahım!
Kalb katılığından, gafletten, dalaletten, zilletten, miskinlikten,
küfürden, fısktan, nankörlükten, riyadan, sadece Sana sığınırız. Sen
bizleri koru.
Güç yetiremeyeceğimiz bela, fitne ve musibetlerle bizi imtihan
eyleme
Allahım!
Fayda vermeyen ilimden, ürpermeyen kalpten, doyma bilmeyen nefisten,
yaşarmayan gözden ve icabet edilmeyen duadan sana sığınırız.
Bildiğimiz ve bilmediğimiz şeylerin şerrinden Sen bizleri koru
Allahım!
İhsan buyurduğun nimetlerini geri almandan, azabının ansızın gelip
çatmasından, gazabına sebep olacak şeylerden Sana sığınırız.Bizlere
yol göster
Allahım!
Sana itaat edilir, Sen karşılığını verirsin; Sana isyan edilir, Sen
bağışlar ve af edersin, darda kalanlara icabet eder, zararı,
sıkıntıyı ortadan kaldırıp, hastalara şifa, dertlilere deva verir,
günahları bağışlar, tövbeleri kabul edersin.
Sen bizlerin dualarını kabul buyur
Allahım!
Sen ölümlerin en güzeli ile bizi huzuruna al
Ölümümüzü her türlü şerden kurtulup rahata erme vesilesi yap
Ya Rabbi!
Allahım!
Bizleri Sen'i çok zikreden,
Sana çok şükreden, Sen'den çok korkan, Sana çok itaat eden,
Sana karşı saygı ile dopdolu olan, ahu efgan edip dua dua yalvaran
ve durmadan Sana teveccüh eden kullarından eyle.
Allahım!
"Kimsesiz kimse yok, herkesin var kimsesi,
Kimsesiz kaldık medet ey, kimsesizler kimsesi"
Güç ve kuvvet ancak kendisine has olan yüce ve büyük
Allahım!
Mahlukatın adedince, Zatının rızası, arşının ağırlığı ve
kelimelerinin mürekkebince
Hz. Muhammed (sas)
ve O'nun ehli ve ashabı üzerine salat eyle.
Ey Merhametlilerin en Merhametlisi!
Bela ve musibetlerin sağanak sağanak üzerimize yağdığı, ardı arkası
kesilmeyen depremlerle inim inim inleyip çaresiz kaldığımız şu
günlerde, çaresizlerin yegane çaresi Sensin deyip Sana yalvarıyor,
halimizi Sana arz ediyoruz.
Celalinden cemaline, kahrından lütfuna sığınıyoruz.
Bizim Rabbimiz Sensin.
Sen, bizleri semavi ve arzi musibetlerin eline teslim etmeyecek
kadar merhametlisin.
Bizleri her türlü kötülüklerden muhafaza buyur!
Amin.. Amin... Amin...
ecmain..
CUMA
Gecenin sessizliğini bozan bir ses yükseliyor mahallenin bir
ucundan.
‘Allahu
Ekber, Allahu Ekber’
sesleri yankılanıyor tüm haşyetiyle uykuları bölerek.
Kimileri sitem etse de bu sese, ruhu okşanan mümin kalkıyor sıcacık
yatağından.
Davete icabet etmek gerekir diye düşünüp, hazırlığını yapıyor
Rahman’ın (c.c) davetlisi.
İki rekat sünnet namazını kılıp çıkıyor evinden…
Yapılan bu davetten hoşnut olmuş olmalı ki, yürüyor ağır ağır
kimsesizler
sokağından erler meydanı olan camii avlusuna. Avluya girince
hasbihal ediyor ahbaplarıyla.
Selam size, Selam size…
Müezzin efendi kamet getiriyor: namaz kılınıyor, tesbihat yapılıyor,
Kur’an okunuyor ve erler meydanı yavaş yavaş terkediliyor.
Bugün günlerden Cuma’dır. Daha yapılacak çok iş var.
Büyükleri ziyaret edip hayır dualarını alacak, kabirleri ve
hastaları ziyaret edecek, yetimleri gözetip yaralarına merhem olacak
ve daha birçok hayırlı iş yapacak Rahman’ın (c.c) misafiri…
Zahmetli bir iş belki bunlar ama Rahmet tecelli edecek ve tebessümle
yapacak tüm bunları
Rahman’ın (c.c) misafiri…
Ve Cuma namazı vakti geliyor.
Hanımlar sohbet meclislerine, Beyler camiye…
Kimsesizler sokağına ne olmuş böyle!
Daha sabah namazında kimsecikler yokken şimdi iğne atsan yere
düşmeyecek…
Cuma’nın bereketi olsa gerek; kıskandırıyor diğer günleri ve bağrına
basıyor tüm mahallelileri.
Alıp götürüyor sonsuzluğa dertleri, kederleri…
Biraz sonra kapısı çalınacak Zeynep ninenin. Ayşeler, Fatmalar
Cuma
ziyaretine gelmişler garibin.
Nasılda seviniyor mahallenin tombul ninesi.
Gelinlik kızlar gibi heyecanlanıyor ve sarıp sarmalıyor gelenleri.
Küçükte olsa hediyeleşmek iyidir diyor ve gelenlere veriyor ördüğü
yün eldivenleri.
Müsaade istiyor gençler, el öpüp ayrılıyorlar.
Zeynep nine, arkalarından dua ederde,
Gençlik yılları geçer, gözünden perde perde..
Kabristanlığı ziyarete gelenler var. Burası viran şehir.
Gelip gidene hatırlatıyor geleceğini.
Kimi ağıt yakıyor kimi Kur’an okuyor, kimiyse mezar taşına nazar
edip muhasebesini yapıyor
Kurtuluş çaresi arıyorlar bu şehirden.
Ama ne gelir elden varılacak şehir burası,
Garip ama gerçek! Hayatın entrikası…
Hasta ziyaretleri, vakit namazları, yeme, içme, eğlenme derken gün
batmaya yüz tutuyor.
Çayı demledi evin annesi ve misafirler bekleniyor.
Sobanın yanında uyuyan kedi Mısır tanelerinin patırtısına uyanıyor
ürkekliğiyle.
Hergün Cuma olsun diyor evin küçük yavrusu, haksızda değil doğrusu..
Misafirler geliyor; çaylar içiliyor, sohbetler yapılıyor ve geçmiş
günlerin anıları dilleniyor.
Ve birazdan misafirlerde gidiyorlar..
Günün hüznü çöküyor ev sahibine ve diğer mahalle sakinlerine.
Artık yatma vakti: Çünkü Cuma bitmiştir.
Yarın yine sabah olacak ama kimsesizler sokağı yine sessiz kalacak..
Keşke
Hergün Cuma Olsa…