spacer.gif (63 bytes)


ANASAYFA
NEFSİM
DUALAR1
YARABBİ
NASİHAT
MEVLANA
AHDE VEDA
NAMAZ OKU
GÜLÜMSEME
ŞEYH AHMET
CUMA DUASI
NAZAR DUASI
EBU HÜREYRE
SALAVAT OKU
GÜZEL SÖZLER
VEYSEL KARANİ
HADİS ANLATIM
ŞEYTANIN SÖZÜ
NAMAZ RESİMLİ
ARKADAŞ NAME
VE ŞEHİTLERİMİZ
HASSANBİN SABİT
AHLAK SORU CEVAP
MUTLULUĞUN SIRRI
BİLİNMESİ GEREKEN


BU UNUTULUR MU ?                    
                               (Ama malesef unuttuk...)


Birinci Dünya Savaşı'nda Ingilizlere, 150 bin askerimiz esir düştü.
Bu askerlerden bir kismi da Mısır'ın Iskenderiye şehri yakınlarında bulunan Seydibeşir Usare Kampı'na hapsedildi.

Kampın tam adı, 'Seydibesir Kuveysna Osmanli Useray-i Harbiye Kampı' idi. Bu kampta, 1918'de Filistin cephesinde esir düşen 16. Tumen'in 48. Alayı'na baglı Osmanlı askerleri tutuluyordu.

12Haziran 1920'ye kadar iki yıl boyunca her türlü işkence, eziyet,
agır hakaret ve aşagılamaya maruz kaldılar.

Bu insanlık dışı muamelenin nedeni ise Ermeniler idi...

Kamptaki, Türkçe bilen Ermeni tercümanların yalan, yanlış çevirileri ve kışkırtmaları nedeniyle, kamplarin Ingiliz komutanları, azılı
Türk düşmanı kesilmişlerdi.
Savas bitmişti.

Ancak, kamptaki ağır koşullar nedeniyle ölenler dışındaki askerleri teslim etmek, Ingilizler'in işine gelmiyordu.
Cünkü, olasi yeni bir savasta, bu askerlerin yeniden karşılarına cıkabilecekleri, Ermeniler tarafından, Ingilizlerin beyinlerine işlenmişti.

Çözüm toplu katliamdı...
Askerlerimiz, mikrop kırma bahanesiyle,
süngü zoruyla dezenfekte havuzlarına sokuldu.
Ancak suya normalin cok uzerinde krizol maddesi katılmıştı.
Mehmetçik, daha ayağını soktuğunda, aşırı krizol maddesi nedeniyle haşlanıyorlardı
Ancak Ingiliz askerleri dipçik darbeleri ile askerlerimizin
havuzdan çıkmalarina izin vermiyorlardi.


Mehmetçikler, bele kadar gelen suya başlarını sokmak istemedi.
Ancak bu kez Ingilizler havaya ateş etmeye başladı
Askerlerimiz, ölmemek için çömelerek başlarını suya soktular.
Ancak başını sudan kaldıran artık göremiyordu.
Cünkü gözler yanmıştı...

Dışarı çıkanların halini gören sıradaki askerlerimizin direnişleri de fayda etmedi
ve 15 bin askerimiz kör oldu.
Bu vahset, 25 Mayis 1921 tarihinde TBMM'de görüşüldü.
Milletvekilleri Faik ve Şeref beyler bir önerge vererek, Mısır'da esirlerin krizol banyosuna sokularak 15 bin vatan evladının gözlerinin kör edildiğini, bunun faili olan Ingiliz tabip, garnizon komutanı ve askerlerinin cezalandırılması icin
TBMM'nin teşebbüse geçmesini istediler.

Tabiiki yeni kurulan devletin bin türlü sorunu vardı.
Bu hesap sorma işide unutuldu gitti.

Ama onlar unutmuyorlar...

Kendi ihanetlerini bile soykırım ambalajına sarıp,
dünya kamuoyuna sunuyorlar
En üzücü olanı da malum birilerinin,
bu karalama kampanyalarına çanak tutması



ERMENİLER SOYKIRIM YAPILDI DIYE DÜNYAYI AYAĞA KALDIRIYOR BİZİM TARİHİMİZDEN HABERİMİZ YOK.

Bu nasıl bir vahşet..15.000 askerimizi kör ettiler..
Yazıklar olsun yapana yazıklar olsun bu olayın peşine düşmeyenlere…
O gün haklarını aramadınız peki şimdi size engel olan kim..?


ŞEHİTLERİMİZİ  SAYGIYLA  ANIYORUZ


ŞEHİT OĞLU


Gene hangi dua’yı okudun anne,
Vurulduğum yerde güneş açtı
Yine mi ağlıyorsun anne,
Cennetime yağmur yağdı

Üzülme anne ağlama, sırtımdan yedim kurşunu kalbimden değil.
Öylece duruyor hayallerim, vatanım şerefsizlere yar değil.

İzin günümde be anam.
Yârime mektup yazdım o gün.
Kınalı ellerinin kokusunu özledim demiş,
Bir kalp çizip içine de şafağımı yazmıştım.

Birliğe döndüğümde erkenden yatmış,
Gece beni bir üç nöbetine uyandırmaya gelen çavuşla
Rüyamda seni gördüğüm ve beni uyandırdığı için tartışmıştım.

Sıkı giyin oğlum, hasta olma sakın ve paran varmı diye soruyordun
Bende her zamanki gibi var anne diyordum, var.
Hiç olmadı be anam, hiç olmadı
Nasıl isterdim, ardımda bir yar birde ana bırakmıştım.

O gece birlikte gittik nöbete.
Yolda bana "Sanki bu gece bir şeyler olacak" der gibi bakıyordu
Ama yiğitti söylemiyordu.
Nöbeti devraldığımızda garip bir sızı çöktü benimde içime.
Sanki terli terli su içiyor, seni üzüyordum be anam,
 öyle bir şeydi işte.

Nasıl oldu anlamadım!
Cemil " yere yat " dediğinde çoktan yerde bulmuştum kendimi.
Anlamadım vurulduğumu, sıcacık bir şey hissettim sırtımda
Terliyordum, sanki yaz gelmiş öğlen sıcağı çökmüştü tepeme.

Dudaklarım kurudu birden

Cemil " dayan " diyordu, ama ağlıyordu
Gözyaşları yüzüme damladığında verdim son nefesimi.

İşte o an sana ilk ihanetimi ettim anne.
Önce atalarım, sonra yârim canlandı birden gözümde.
Hoş gör be anam, kızma. Bende baba olacaktım
Daha adını bile koymamıştık oğlumuzun, iki ay vardı doğmasına.

Bilmiyorum duyuyor musunuz sesimizi
Korkmayın, ağlamayın, gurur duyun.
Vasiyetimizdir.


FİLM İZLE
VİDEO İZLE
RADYO DİNLE
TV İZLE
MAC DİNLE