Metin Kutusu:
Metin Kutusu:
KARADENİZLİ YAŞAYAN EFSANE ÇİRKİN KRAL ERDOĞAN SANCAK SAMSUN GSM 0546 930 39 93
erdogansnck :
Rüzgar, üstüne estiğinde duyarsın belki, Fırtınaya savurduğum sözcüklerimi, Bir gölün kenarında görürsün belki, Suda çözülmüş hayat resmimi.

Güneşten ruhuma sinen gölgeler, Konuşuyor yerlere benim yerime, Yokluğun varlığımda ve neyleyim; Varlığım yokluğunda yaşıyorum öylesine, Öylesine dalıp dalıp gidiyorum ki;

Ben bile tanımakta zorlanıyorum kendimi, Seni ezberlemekten kendimden az hatırlıyorum. Sen de unutmuşsan beni eğer, Bil ki sen dolusu bir ben batacak, Hüzün dağlarının arkasından.

Seni beraber götürmüş olacağım. Artık olmayan benle olan hayalin; Artık yalnız böyle ikimiz, Artık bu türden bir benle sen kalırız, Sonsuzluğun ulu orta yerinde, Bir benle sen kalırız ;

Bir ben Bir sen Unutuluşta unutma o halde Bir sen hatırlasa yeter ben için. www.sosyetekaradeniz.com



erdogansnck :
YILDIZLARA BAGLA BIRAK HER GECE CIĞLIK ATSIN ,ONU GÜN IŞIĞINDA SAKLAKİ KİMSENİN ONDA GÖZÜ KALMASIN , SEVİLDİĞİNİ HATIRLAKİ YÜREĞİN BURKULMASIN ,UNUTMA Bİ YERLERDE SENİ SEVEN SENİ DÜŞÜNEN BİRİ VAR BAŞINI KALDIR GÖKYÜZÜNE BAK HEP BENİ HATIRLA VE SEVİLDİĞİNİ SAKIN UNUTMA



erdogansnck :
Durma git hadi , son ver yalan sevgine.. Al ellerini ellerimden ,ver ayrılık ateşini gönlüme... Git hadi ! Bırak sensizliğe , bırak beni boşluğuna... Yol alırım ben gecelere , sarılırım yokluğuna...

Avuturum ben yüreğimi , alışırım özlemine... Ama gelme hayalime ,bir perde çek gözlerime... Sorma artık , son bir söz bekleme benden.. Dön sırtını yaşanmışlara.. Dön ve git... Bir veda istemem senden..



erdogansnck :
İNSAN ALNINI GÜNEŞE DOGRU KALDIRARAK YÜRÜMELİDİRKİ GÜNEŞ BU ALNI YAKSIN, ONA ONURLULUĞUN DAMGASINI VURSUN! BAŞINI ÖNE EĞEN İNSANA ONURUNU KAYBEDER!
erdogansnck :
Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun? Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek. Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?

''Seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek. Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun? Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek. Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek...

Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun? Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak. Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun? Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana... Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte.

Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek... Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek. Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun? Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak... Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak. Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?

Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek. Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak

Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde. Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime. Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun? Nereden bileceksin? Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi... Isırmazdım dilimin ucunu... Özlemezdim seni yanımdayken.Kıskanmazdım.

Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda... Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda sarhoş olmazdım. Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize... Ve her kulaçta haykırırdım seni.. Ama sen hiç benimle olmadın ki... YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN.........




erdogansnck :
MÜMKÜN OLSAYDI Çocuğum olsaydı: Ona işaret parmağımı kaldırıp yasaklar koymak yerine, parmaklarıyla resim yapmayı öğretirdim. Hatalarını daha az düzeltir, onunla daha cok yakınlık kurmaya çalışırdım.

Onu sadece gözlerimle izler, saat kısıtlamaları koymazdım. Daha bilgili olmaya çalışır, daha cok şefkat gösterirdim. Onunla daha çok yürüyüşlere çıkar, uçurtmalar uçururdum.

Ona karşı ciddi bir tavır içinde olmak yerine, onunla oyun oynardım. Onunla kırlarda koşar, yıldızları seyrederdim. Onunla daha az çekişir, ona daha çok sarılırdım.

Önce benlik saygısı kazanmasını sağlar, sonra bir ev almaya çalışırdım. Ona her zaman katı davranmaz, onu daha çok onaylar ve yüreklendirirdim. Güç konusunda daha az ders verir, sevgi konusunda daha çok şey öğretirdim DOSTLARI OLMALI İNSANIN

Dostları olmalı insanın, aynen gemilerin limanları gibi. Zaman zaman uğradığın, yükünü boşalttığın, dalgalar dininceye kadar beklediğin koynunda.

Sonra açık denizlere uğurlamalı seni, geri döneceğin günü bekleme umuduyla. Bazen, rüzgâra o açmalı yelkenini, yanağına konan bir öpücüğün coşkusuyla, halatlarını çözmeli, seni çok ama çok özlemeli. Dostları olmalı insanın;

ermiş, bilge, hayatı ezbere okuyabilen. Düşünmediklerini düşündüren, seni bir cambaz ipinde, güvende tutabilen, gerektiğinde senin için ateşi yutabilen, yolunu ışıtan ustan olmalı.

Şekillendirmeyi öğretmeli hayatın çömleğini. Sana vermeli soğuk bir kış gününde üzerindeki tek gömleğini...



erdogansnck :
Durma git hadi , son ver yalan sevgine.. Al ellerini ellerimden ,ver ayrılık ateşini gönlüme... Git hadi ! Bırak sensizliğe , bırak beni boşluğuna... Yol alırım ben gecelere , sarılırım yokluğuna...

Avuturum ben yüreğimi , alışırım özlemine... Ama gelme hayalime ,bir perde çek gözlerime... Sorma artık , son bir söz bekleme benden.. Dön sırtını yaşanmışlara.. Dön ve git... Bir veda istemem senden..



FADOŞ BANU:
KARADENİZLİNİN SEVDASI Aşkum seni hamsinun karadenizi sevduğu cibi seviyirum Misir ekmeğinun kara lahanaya verduğu tat cibi hayatuma tat verdun Cozlerun ayder yaylasi kadar cuzel culduğun zaman yuzun cuneş cibi parlayi sesun çemençe sesi cibi insani coşturiyi Anzer bali cibi tatlisun rizenun çayi cibi doyulmazsun Varluğun insani ruzcarun yelçeni savurduğu cibi sarayi UUUY daha ne diyeyim seni sevduğumden beri karaya vurmiş baluk cibiyim
erdogansnck :
Seni ne çok sevdim ben. Ne çok gözyaşı döktüm senin için. Geceleri sen yatağında meleklerin kanatlarıyla uçarken ben penceremin önünde senin rüyana girmek için dua ederdim. Bir bakışına, bir dudak kıvrımında titreşen gülüşüne ulaşmak için dünyanın bütün çiçeklerini önüne sererdim.

Şiirler, şarkılar, sevgiler içimde tutuşan bir ateş, onun yangınında senin için kül kesildim. Ağır hastalar geceyi zor geçirir. Sabahı bekler kırgın yürekler, hasta umutlar, yalnız ruhlar. Yalnızdı gecelerim. Hastaydı gecelerim. Kan kaybından giden bir yaralı gibi umarsızdı gecelerim.

Bir uçurumun kenarına beni taşıyan karabasandı gecelerim. Adına yalnızlık dedim. Sensizlik dedim. Sen beni bilmedin, beni tanımadın, beni sevmedin.. Bu bir ölümdü, bu bir fermandı .. Bıçak kesmez artık beni, ip asmaz, çeküller yüreğimi taşımaz. Yaşamak mümkün değil, yalnızlık karanlık kapılarıyla üstüme kapandı. Amansız acılar içindeyim.

Ey Sevdiğim.. Ben seni ne çok sevdim. Dünya bildi, bir sen bilmedin. Yalnızlığın diğer adı aşka karşılık almamaktır. Kaçılamayacak kadar yakın, tutulamayacak kadar uzak bir yerdesin.. Benim aşkıma yalnızlık kucak açtı. Senin yokluğuna dokundum, içim yandı. Odamın çıldırtan sessizliğinde sana seslendim. Yankısı döndü dolaştı, senin kapıların bana kapalı. Kendi sesim yine bana ulaştı. Anladım ki beni hiç duymayacaksın.

Sana sitem edemem. Sana kırılamam. Bir tek dileğim var senden, son bir tek isteğim. O da MUTLU OLMAN.

MUTLU OL SEVDİĞİM.. BİRİCİĞİM.. AŞKIM. NEREYE, KİME GİDERSEN GİT YETER Kİ SEN MUTLU OL...




erdogansnck :
pencesindeyim Bir adim otesindeyim ellerinin Bir anlik zamandir sesinin uzakligi

Ellerim uzansa yakalayamaz ellerini Yurek verir de kendini duyamaz sesini Bir baska dunyadasin sevgili

Seyran olmussun gozlerime yar Seyrederim seni uzaklardan Umutlu bir imkansizlikla beklerim Istekli bir beklentisizlikle severim

Nasil anlatsam yarim derdimi Haykiririm ismini Dag duyar Tas duyar Gok duyar

Bilirim hissedersin sen de yarim Duyamazsin ama beni Bilirsin uzaklardayim ben Yureginde yasatirsin sevgili beni

Gozyaslarin akar sessizce Bilirsin hissederim gozyaslarini Ama tutamam ellerimle

Silemem gozyaslarini dudaklarimla Bilirsin sevgili Mesafeler degildir bizi ayiran Bir kus olur ucardim yine sana Bir ruzgar olur eserdim senden yana

Yagmur olur yagardim sana Gunes kavurmaz yuregimi Bilirsin collleri asardim da gelirdim sana Bilirsin mesafe tanimaz bu sevda Bilirsin imkansizliklardir bizi ayiran Sen ve yuregin kalirsiniz basbasa

Ne yere koyacagini sasirirsin sevdani Kimle konusacagini bilemezsin Bilirsin duslerine girer de dinlerdim seni

Sana kendimi verirdim de yoldaslik ederdim sana Bilirsin uzakliklar degildir bizi ayiran Bilirsin caresizliklerdir yollarimizi baglayan

Yuregin daralir Gozlerin kisilir Bir aci duyarsin sevince benzer Bir yara olur imkansizliklar yureginde Bilirsin lokman hekim gerekmez Bilirsin ilac kar etmez

Bilirsin bir sevdali sozcugun yuregindedir dermanin Bilirsin sevdali bir bakisin sevecenligindedir caren Bilirsin bir anlik calinmis sevismelerdedir canin Ah sevgili ah Ahlar duser dillerden sevdamiza dair Bilirsin bir imkansiz sevdadir bu

Bilirsin zamandan calinmis bir andir bulusmamiz Yasamin bir armaganidir bu sevda bilirsin Bir armagandir bu sevda imkansizliklar icinde yasansa da Bilirsin sevgili bu sevda yasanmamistir kimselerce Bilirsin belki yasanmayacaktir bir daha Bilirsin umutlu bir imkansizliktir bu askin adi

Bilirsin de yuregine soz geciremezsin yine de Yurek kanatlanmis sevene dogru Yürek ne mesafe tanır Ne de imkansızlıklar Bırakırsın kendini yüreğinin sesine Yuregin tasir seni askin denizine



erdogansnck :
Durma git hadi , son ver yalan sevgine.. Al ellerini ellerimden ,ver ayrılık ateşini gönlüme... Git hadi ! Bırak sensizliğe , bırak beni boşluğuna... Yol alırım ben gecelere , sarılırım yokluğuna...

Avuturum ben yüreğimi , alışırım özlemine... Ama gelme hayalime ,bir perde çek gözlerime... Sorma artık , son bir söz bekleme benden.. Dön sırtını yaşanmışlara.. Dön ve git... Bir veda istemem senden..



erdogansnck :
Yokluğunda konuşmadım Hiçbir gülü koklamadım Hasret vurdu taştı amma İnan sensiz ağlamadım gülüm

Yağmur yağdı ıslanmadım Kar döküldü uslanmadım Hayalini yorgan yaptım Yine sensiz uyumadım gülüm

Oy gülüm Mor dağlarda ay sümbülüm Bu yer bu gök seni arar Gel kalbimi aç gör gülüm

Senin sevdan ile yandım Beden yandı tuzla sardım Acın bile bir bambaşka Gül yüzüne türkü yazdım gülüm

Gecelere gün bağladım Uykulara can doğradım Belki gözlerimi bile Sensiz üst üste yummadım gülüm www.sosyetekaradeniz.com
erdogansnck :
Haydi artık sözler sükut etsin..vuslat anı.. Hadi hazır mısınız...?

Serin öyleyse seccadenizi kıbleye doğru. kapatın gözlerinizi..

aydınlığınız gönlünüzdeki O'na olan sevginiz olsun.. göz yaşlarınız süzülsün yanağınıza. yüreğinizde kavrulan aleve serinlik olsun göz yaşlarınız..

Işte dost nedir bilmek mi istersiniz.. menfaatsiz.. korkunuz olmayacak.. acaba demiceksiniz.. acaba ben onu sevsem o da beni sever mi korkunuz olmıcak yüreğinizde çünkü O vaat ediyor.. severseniz severim..

ne güzel değil mi sevginize karşılık bulmak.. sevginizin karşılıksız kalmıcanı bilmek..

şu dünyada yüreğinizi yakan onca dosta.. onca sevgiliye bir çare bir derman.. yürek yakmayan.. yüreğe serinlik

veren bir dost.. vedud olan bir dost.. rahman olan bir dost.. rahim olan bir dost.. gafur olan bir dost.. sözünde sadık olan bir dost.. surete değil sirete bakan bir dost..

Dost.. dost.. dost.. diye inleyene Gel.. gel.. gel.. diye nida eden bir dost..

Ben seni sevdim diyene gel kulumsun diyen bir dost..

suretimle.. maddemle değil.. yüreğimle acziyetimle geldim diyene rahmetinle.. şefkatimle.. inayetimle karşılandın diyen bir dost..

Haydi yandıysa yüreğiniz.. yediğiniz darbeler yıldırdıysa sizi.. sevginiz hep sevgisiz kaldıysa.. yüreğinize değer verilmediyse.. artık dayanamıyorum sevgisiz kalmaya diyorsanız

serin öyleyse seccadenizi kıbleye doğru. kapatın gözlerinizi.. aydınlığınız gönlünüzdeki O''göz yaşlarınız süzülsün yanağınıza. yüreğinizde kavrulan aleve serinlik olsun göz yaşlarınız..

O dost ise yürekte serinlik var O dost ise yürekte huzur var O dost ise yürekte coşku var O dost ise yürekte yürek var...

Ve O.. eğer O sevgili ise aşık olunan ise.. İşte o zaman yürekte olana tarif yok.. İşte o zaman yürekte olanı yazacak kalem yok.. İşte o zaman yürekte olanı söylicek dil yok.. İşte o zaman O var.. ve O var ise..

Haydi artık sözler sükut etsin.. bırakın yürekleriniz konuşsun..

Seccadeniz sevgiliyle buluşmanız olsun.. göz yaşlarınız sevgiliye hediyeniz olsun.. yüreğiniz sevgiliyle konuşan diliniz olsun..

sevgilinin size nasıl tecelli ettiğiniz işte o zaman.. işte o zaman anlaıcaksınız..

ve işte o zaman anlıcaksınız O dost ise her şey dost O sevgili ise her şey sevgili...



erdogansnck :
Bu kez anladım Kuru dallardan yapma Bi köprüden geçiyorum

Ben ordaydım Erbabı yalnızları Yutan kentler biliyorum

Bu kez anladım Hüzünlerden bozma Mutluluklar yaşıyorum

Ben ordaydım Acemi aşıkları Boğan sular biliyorum

Ne müttefik belli Ne sığınakların yeri

Kaybettim bugün kendimi, hükümsüzdür Sonu yok bunun, boşluklardan boşluk beğendim Vazgeçtim bugün herşeyden halsiz şu kalbim Kan revan içinde hep kanamaz denen yerlerim

Hem suçsuz hem güçsüz hem halsiz...

Bu kez anladım Kartonlardan yapma Siperlere pusuyorum

Ben ordaydım Huzurlu zamanları Yıkan sonlar biliyorum



erdogansnck :
Durma git hadi , son ver yalan sevgine.. Al ellerini ellerimden ,ver ayrılık ateşini gönlüme... Git hadi ! Bırak sensizliğe , bırak beni boşluğuna... Yol alırım ben gecelere , sarılırım yokluğuna...

Avuturum ben yüreğimi , alışırım özlemine... Ama gelme hayalime ,bir perde çek gözlerime... Sorma artık , son bir söz bekleme benden.. Dön sırtını yaşanmışlara.. Dön ve git... Bir veda istemem senden..



erdogansnck :
ANLAMADIN Savurdum bu gençliği aşkın kör bahçesine Güneşi yağdırdım kar beyaz düşlere Sen beni anlamadın

Aşılmaz duvarları toz ettim yüreğimde Aşkın kör pençesi saplandı gönlüme Sen beni anlamadın Anlamadın, anlamadın Bir kez olsun sen beni anlamadın

Bu kentin akşamları son bulur gözlerimde Kelebekler özgürdür hislerimse tutsak Sen beni anlamadın Aşılmaz duvarları toz ettim yüreğimde Aşkın kör pençesi saplandı gönlüme Sen beni anlamadın

Anlamadın, anlamadın Bir kez olsun sen beni anlamadın
erdogansnck :
Bazen öyle bir ilişkiye tutulursunuz ki, ne sevebilir,ne terkedebilirsiniz. Kör kütük bağlanmışsınızdır aslında...

En güzel yılarınızın, acı tatlı hatıralarınızın ortağıdır; iç çekişmelerinizin müsebbibi, yazılarınızın ilhamı, sohbetlerinizin konusudur. Gözyaşlarınızda, bilinçaltınızda, kahkahanızdadır.

Korkunca saklandığınız bir sığınak, çoşunca öptüğünüz bir bayrak... Sevdanız riyasız, çıkarsız, karşılıksızdır. Sınırsız ve nihayetsiz; Ölmek var, dönmek yok"tur.

Lakin gün gelir anlarsınız; içten içe bir şeylerin kanadığını.. Tutkulu sevdaların gizli hançerleri başlar parıdamaya...şurasından, burasından eleştirmeye koyulursunuz:

"şöyle görünse, öyle demese, değişse biraz ya da eskisi gibi olsa..." Başkalarını örnek göstermeye, "Bak onlar nasiı yaşıyor" demeye başlarsınız.

Hem birlikte yaşayıp, hem özgür olmanın yollarını ararsınız. Aşkınızın gözü kör değildir artık, yanlışını görür düzeltmek istersiniz. "Eskiden böyle miydi ya.."

diye başlayan sohbetlerde açılır eleştirinin kapısı; açıldıkça, bastırılmış itirazlar yükselir bilinçaltından...

Böyle süremeyeceğini bilirsiniz. Değişsin istersiniz. O, sevgisizliğinize yorar bunu... ihanete sayar. Tutkulu ilişkilerde ihanetin bedeli ölümdür.

"Ya sev böyle ya da terket" diye gürler... Bir zamanlar bir gülücüğüyle alacakaranlığı ısıtan o rüya, bir kabusa dönüşür birden...

Kapatır gönlünün kapılarını, yasaklar kendini size... Hoyrattır, bakmaz yüzünüze... Zehir akar dilinden, konuşturmaz, suçlar, yargılar mahkum eder.

Mühürler dudaklarınızı, yırtar atar yazdıklarınızı, siler sizi defterden... "iyiliğin içindi hepsi, seni sevdigim için..." dersiniz,dinletemezsiniz.

Ayrılırsanız aşamayacağınızı bilirsiniz, lakin böyle de sevemezsiniz. ihanetten kırılmıştır kaleminiz; severek, terk edersiniz...

"Madem öyle..."nin çağı başlar ondan sonra...Madem ki siz böylesine tutkunken, o hep başkalarını seçmistir, madem ki kıymetinizi bilmemistir, o halde "günah sizden gitmistir".

Lanet ederek bu karşılıksız aşka, çekip gitmeleri denersiniz. Aşkın göçmenlik çağı başlar böylece... Daha özgür olacağınız limanlara demirlerseniz bir süre... Ne var ki unutamaz, uzaktan uzağa izlersiniz olup biteni...

Etrafı bir sürü uğursuzla dolmus, kurda kuşa yem olmustur. Deli kanlılar, eli kanlılar, uğruna ölenler, sırtına binenler sarmıştır çevresini... Gurur duyar onlarla, koynunda besler, gözünü oysunlar diye... Uğruna kan dökenleri sever, yoluna gül dökenlerden fazla... "Bana ne... kendi seçimi" diye omuz silkmeye çabalarsınız bir süre...

Ama sonra... ansızın kulağınıza çalınan bir şarkı ya da kapı aralığından süzülüp gelen bir koku, hatırlatır onu yeniden... Yaban ellerde, başka kollarda ondan bahseder ağlarsınız. Kokusunu özlersiniz; türküsünü söylemeyi, şarkısını dinlemeyi, yemeğini yemeyi, elinden bir kadeh rakı içmeyi...

Karşı nehrin kenarından hasret şiirleri haykırırsınız, sular kulağına fısıldasın diye... Dönüp "Seni hala seviyorum" diye bağırmak geçer içinizden...Dönemezsiniz. Göremedikçe bağlanır, uzaklastıkça yakınlaşırsınız.

Anlarsınız ki bir çaresiz aşktır bu, ne onunla olur, ne onsuz... Hem kollarında ölmek, kucağına gömülmek arzusu, hem "Ne olacak sonunda"kuskusu... Böyle sevemezsiniz, terk de edemezsiniz. Sürünür gidersiniz....



erdogansnck :
Anlayamayacagin o kadar sey varki aslinda, Hiç birisi seni avutmayacak biliyorum. Senin anlam veremeyeceginden degil bitanem, Benim anlatamayacagim seyler aslinda...

Hissetmektir yasamak... Bir an'i , bir hatirayi,bir sevgiliyi canlandirir aklin... Yine ve yeniden yasanır istedigin an.... Ama hep bugündür aslolan...

Dön biraz gerilere ve herseyi basa sar. Içindekileri koy bir tozlu rafa. Bak bakalım ne kadar anlam kalacak Dene istersen birde,hangi kalanlar sana anlam katacak...

Tüm yasananlari bugüne tasiyan yürektir... Tozlu raflari birer birer doldursanda içindekilerle, Bütün geçmisi esir etsende, Bir yürek alir getirir,tutar elinden götürür maziye...

Ben senin anlayamayacagin bisey yasatmadim sana, Sende olan ne varsa,onlardi beni sana anlatan... Birtek gülüsün anlatabiliyorsa tüm masumiyeti, Bir keskin sözün devirir inan bana bu yüregi...

Haydi güzelgözlüm gülümse... Benden kucak dolusu sevgiler dolsun güzel yüregine... Çok sevdigin sarki misali takilayim hep diline, Herzaman kosar gelirim sana,yeterki sen iste...



erdogansnck :
Günler güz yaprakları gibi birer birer dökülürken ayaklarımın dibine, ben her gece karanlığa dikip gözlerimi senin aydınlığını bekledim. Sen yoktun...

Binlerce adım attım bu kentin sokaklarında. Her köşeyi, her parkı, her ağacı ezberledim. Sevdaya bulanmış her kaldırım taşında senin adını aradım. Sen yoktun...

Evlerin duvarları birer birer üzerime yıkıldı. Her bir hücremin acısını ta yüreğimde hissederken beni enkazın altından çekip alacak elini aradım. Sen yoktun...

Özlem şarkılarını ezberledim. Kimini bağıra bağıra, kimini fısıltıyla söyledim. Karanlığa haykırdım hasretimi. Sesimi duyacaksın diye bekledim. Sen yoktun...

Senden gelecek bir tek haberi bekledim. Saatler asırlar gibi geldi, geçmedi. Çalan her telefonu yüreğimin deli bir çağlayana dönen atışlarıyla açtım. Senden başka duyduğum her seste hep aynı hayâl kırıklığını yaşadım. Onlar beni duymak istiyordu, bense seni. Sen yoktun...

Seni aramaktan yorgun düşmüş bedenimi karanlığın kucağına uzattım her gece. Bir an önce sabah olsun diye uykunun beni çekip almasını istedim.

Olmadı. Kaç gece sabahı ettim gözlerimi kapamadan, kaç gece merdivendeki ayak seslerini dinledim gelen sensindir diye. Sen yoktun...

Her yağmurla birlikte hüzün de yağdı bu kentin üzerine. Bulutlar yalnızlığın işaretiydi benim için. Beni ıslatan yağmur olmadı. Ben senin özleminle sırılsıklamdım her mevsim.

Hayat; merhaba dedi bahara çiçek çiçek. Uzun kıştan sonra gelmez dediğim göçmen kuşların dönüşünü gördüm. Sen yoktun...

Her istasyon her otogar adresim oldu. Bir trenden inersin sandım. Otobüslerdeki her yolcuya sensin diye baktım.

Ya da yolculuklara vurdum kendimi. Kimsenin uğramadığı köylere, adı duyulmamış kasabalara gittim. Senden bir iz aradım. Sen yoktun...

Denizin sonsuz maviliğine umut bağladım. Kıyılarda tükettim bekleyişlerimi. Hep sensiz gemiler geçti limanlardan. Ben gemicilerin hasret türkülerine eşlik ettim. Sen yoktun...

Gözümden bir tek damla yaş akmadı. Onlar sana aitti, sana kalmalıydı. Kimselere söyleyemedim acılarımı, bekleyişimin öyküsünü kimselere anlatamadım.

Nice fırtınalar koptu yüreğimde. Dalgalar dövdü hayallerimi. Sığınacak bir liman, yaslanacak bir omuz aradım. İçimi dökecek bir insan aradım. Sen yoktun...

Her gece ay paramparça oldu. Her gece yıldızlar birer birer düştü sokaklara. Yıldızları saçına takıp gelmeni bekledim. Ayı avucunda bana getirmeni bekledim. Ve bir güneş gibi doğup aydınlatmanı bekledim bu kapkara dünyamı. Ama. Sen yoktun...



erdogansnck :
AŞK İKİ KİŞİLİKTİR Değişir yönü rüzgârın Solar ansızın yapraklar. Şaşırır yolunu denizde gemi Boşuna bir liman arar. Gülüşü bir yabancının

Çalmıştır senden sevdiğini, İçinde biriken zehir Sadece kendini öldürecektir. Ölümdür yaşanan tek başına Aşk, iki kişiliktir.

Bir an ı bile kalmamıştır Geceler boyu sevişmelerden Binlerce yıl uzaklardadır

Binlerce kez dokunduğun ten. Yazabileceğin şiirler Çoktan yazılıp bitmiştir. Ölümdür yaşanan tek başına Aşk, iki kişiliktir.

Avutamaz olur artık Seni bildiğin şarkılar. Boşanır keder zincirlerinden Sular, tersin tersin akar.

Bir hançer gibi çeksen de sevgini Onu ancak öldürmeye yarar. Uçarı kuşu sevdanın Alıp başını gitmiştir Ölümdür yaşanan tek başına Aşk, iki kişiliktir.

Yitik bir ezgisin sadece, Tüketilmiş ve düşmüş gözden. Düşlerinde bir çocuk hıçkırır Gece camlara sürtünürken. Çünkü, hiç bir kelebek

Tek başına yaşamaz sevdasını. Severken hiçbir böcek, Hiç bir kuş yalnız değildir. Ölümdür yaşanan tek başına Aşk, iki kişiliktir.