Samsun Alaçamda Gezilecek Yerler

Alaçam Gezi Rehberi

Samsun Alaçam'da Gezilecek Yerler
Samsun'da gezilecek yerler
Gizemli tarihi ile Alaçam! Samsun'un küçük ve şirin ilçesi
Alaçam, çok fazla bilinmese de kadim bir geçmişe sahip. 
Milattan Önce (M.Ö.) Frigyalılar, Kimmiler, Mısırlılar, Lidyalılar ve Persler Alaçam topraklarında hüküm sürmüşler.

Alaçam Koyu - Samsun

Alaçam’a yaya olarak bir saat kadar ileride sahilde deniz ve Alaçam koyu ve koy boyunca da tabiatın nadir yarattığı güzel bir kumsal mevcuttur. 

Buraya yazın halk gerek yaya gerek otobüs veya arabalarla giderek banyo etmekle, gezmekle ve civardaki ormanlarda avlanmaktadırlar. 

Daha sahilden suya bir kaç adım atınca insanın boğazına kadar gelen ve akşamları dağların ardından güneş batarken karşısında Sinop burnunun göründüğü, aynı zamanda tabiatın hırçınlıklarına karşı da mahfuz bulunan bu koya 

Şadibey Camii - Samsun
1515 Yılında Anadolu Beylerbeyi Şadi Bey tarafından yaptırılmıştır. Tamamı ile yenilenmiştir.

Geyik Koşan Mesire Alanı ve Türbesi - Samsun

Efsaneye göre Arap Ordusu Komutanı Ebu Eyüb el-Ensari hazretleri ordusunun Alaçam’dan geçerken Geyik Koşan mevkiinde ölen Geyik Baba ismindeki komutan adına halkın inşa ettirdiği bir türbedir. Etrafı mesire yeri olarak düzenlenmiştir.


BİLİNMEYEN TARİHİ İLE ÇOK İLGİ ÇEKİCİ M.Ö. 5. Asırda Orta Asya'dan gelen Miletliler oraya Zelikus adını vermişler. 
Miletlilerden sonra Bizansın eline geçen Zelikus daha sonra Danişmentlilerce zaptedilerek Tralköy adını almıştır. 
Selçuklular döneminde Tralköy adı Uluköy olarak değiştirilmiş, 1385'de İlhanlılar döneminde ise ilçe Alaçam adını almıştır. 
Alaçam adının; kasabanın ortasında geçen Uluçay'ın kenarındaki Uluçam denilen büyük çam ağaçlarından geldiği ifade edilmektedir.
 Alaçam Anadolu Beylikleri döneminde Eratna beyliğinin devamı olan Kadı Burhanettin tarafından ele geçirilmiş, ardından Candaroğulları ve İsfendiyaroğullarının hakimiyetine girmiştir.(1390) 1398'de ise Osmanlı egemenliğine giren Alaçam, Anadolu Türk Birliğinin bozulmasıyla 1402'de tekrar Candaroğullarının eline geçmiştir. 
Çelebi Mehmet'in Canik bölgesinin ele geçirmesiyle Alaçam Osmanlı'nın olmuş ve bu hakimiyet II. Murat döneminde sağlamlaşmıştır. 
Osmanlı'dan beri bir Türk kasabası olan Alaçam 1 Eylül 1944 tarihinde Samsun'un 8. İlçesi olmuştur.

Tarihi ve Kültürel Değerler
Alaçam'da Sivritepe, Elçitepe, Gökçeboğaztepe ve Dedetepe höyükleri bulunuyor. Sivritepe, Dedetepe, Gökçeboğaztepe de Hitit dönemine ait yerleşmeler tespit edilmiştir.
Gökçeboğaztepedeki kazılar 1955 yılında yapılmış, ayrıca Sivritepede yapılan kazılarda Milezyenlere (Miletoslular- Miletliler) ait olduğu belirtilen çanaklar, çömlekler bulunmuştur.
Birde Yakakent ve Alaçam'ın güneyinde dağlık ve ormanlık alanda tarihi bir kale yeralıyor. Alaçam'daki tarihi eserler arasında 1515 yılında Anadolu Beylerbeyi Şadi Bey tarafından yaptırılan Şadi Bey cami ve 1887 (Rumi 1303) yılında yapılmış Yeni Cami de sayılabilir.
Gezi ve Mesire Yerleri: İlçenin 2 km kuzeyinde deniz kıyısında temiz kumsalı, çınar, kavak ve taflan ağaçlarından oluşan güzel koruluğu ile Geyikkoşan mesire yeri yeralmaktadır.

Alaçam Koyu Geyikkoşan, Samsun/Alaçam'a 2 km uzaklıkta bulunan bir mesire yeridir. Geyikkoşanda her sene Hıdırellez günü (6 Mayıs) şenlikler yapilmaktadır.
Bu senliklerde Türkiye genelinden amatör ve milli güreşçiler davet edilerek yağlı güreş müsabakaları düzenlenir.
Bu şenliklerin nedeninin 600 yıllık bir efsaneye dayandığı söylenmekte.
Efsaneye göre; Geyik Baba isminde bir arap ordusu komutanı 6 Mayis'ta tüm işlerini bırakarak o mevkide koyun, kuzu, inek cinsinden hayvanları kestirerek fakir halka ziyafet verirmiş.
Deniz kıyısında bulunan bu koruluk içinde Geyik Baba türbesi bulunmaktadır.
Geyikkoşan sahili, temiz kumsalı, çınar, kavak, çam ağaçlarından oluşan koruluğa sahiptir.
Eşsiz güzellikteki Alaçam koyu bakir doğasıyla oldukça dikkat çekmektedir

Höyükler İlçe merkezinin güney batısında yer alan Sivri Tepe (Kalkolitik, İlk ve Orta Tunç Çağı ile Demir ve Orta Çağ)  Yenice köyündeki Dede Tepe (İlk ve Orta Tunç Çağı) Gökçe boğaz köyündeki Gökçe boğaz tepe veya Ali Osman Tepe (Kalkolitik, İlk ve Orta Tunç Çağı) Alaçam İlçesindeki düz yerleşme ise ilçenin güney doğusunda yer alan Soğukcam veya Bedeş diye anılan köyün içinde saptanmıştır.


Tarihi Alaçam Ambarları Gerek yapı tekniği bakımından gerekse ahşap süslemeleri bakımından Türk oymak sanatının izlerini taşıyan Alaçam ahşap ambarları, her dönem ilgi görmüş hatta bu ilgi bazı fırsatçı iş adamlarının iştahını artırmıştır.

Bölgemizin bağrından koparılıp yurt dışına satılan ambarların; otellerin saunalarında, tatil köylerinde hatta bazı siyasetçiler tarafından makam odası olarak kullanıldıklarını biliyoruz.
Hepimizin bildiği gibi ambarlar buğday, mısır ve farklı tahıl ürünlerini saklamak amacıyla kullanılıyor.
İlçemiz köylerinde bulunan ambarlar ahşap mimari ve süsleme bakımından da önem arz etmektedirler.
Türk oymak izlerini süslemelerde ve inşaa tekniğinde bulma imkanına sahibiz.

Alaçam ilçesi köylerinde yoğun olarak karşılaştığımız ahşap ambarların yapım tekniğini kısaca incelersek; Bölgede yoğun bir şekilde bulunan çam ağacından imal edilmiş, ahşap perdelerin birbirine geçirilmesi suretiyle çantı tekniğinde yapılmış, köşeler kurt boğazı geçme yöntemiyle bağlanmıştır.
Ambarlar genellikle kareye yakın bir form göstermektedirler.
Üzerleri kırma çatı ile kapatılmış, çatının orijinalinde alaturka kiremit ile kapatılmış olduğunu düşünmekteyiz.

Ambarlar arazi yapısı ve sağlamlık kazandırmak amacıyla toprak zemine bağlanmış diğer kısımlar ise tomruklardan oluşturulan platform üzerine oturtulmuştur.
Platform üzerine oturtulması arazi yapısının engebeli olmasının yanında Karadeniz bölge itibarı ile nemli bir havaya sahip olduğundan ambar içindeki ürünün bozulmasını önlemek hem de istenmeyen canlıların ambar içerisine girmesini engellemeyi amaçlanmıştır.

Ambar kapılarına ayrı bir önem verildiği gözlerden kaçmamaktadır.
Ambar kapılarının ahşap oyma ve ahşaba farklı şekiller vermek suretiyle süslendiği görülmektedir.
Kapılarının metal kabaralar ve çiçek motifleriyle bezendikleri de gözlenmektedir. Ambarların çatı kısımlarında geometrik bezemeler ve çiçek motiflerine de rastlanmaktadır.

Alaçam Mübadele Müzesi Mübadele: değiş- tokuş , değişim anlamlarına gelir.
Nüfus mübadelesi, Lozan Antlaşmasıyla ( 24 Temmuz 1923) Türkiye ile Yunanistan arasında yapılmıştır.
Buna göre; Yunanistan’daki Türkler ile , Türkiye’deki Rumlar mübadeleye tabi tutulacaklardır.

Mübadelede Batı Trakya Türkleri ile İstanbul’daki Rumlar hariç tutulmuştur.Mübadele din esasına göre yapılmıştır.
Türkçeden başka dil bilmeyen Ortadoks Hristiyan  Türklerde Yunanistan’a gönderilmişti.

Yunanistandan da Türkçe bilmeyen Müslümanlar da Anadolu’ya gelmiştir.
Yunanistan’dan gelen mübadillerin kalabalık olarak iskân edildikleri yerlerden biri de Samsun ve ilçeleri idi.Mübadele sırasında türlü sıkıntılarla karşılaşan vatandaşlarımıza, devlet tarafından arazi ve ev tahsisi yapılmış idi.

Alaçam Mübadele Müzesi, 18 Eylül 2012 yılında Kızlan Garajı mevkiinde  tarihi bir binada açıldı.Alaçam’ın en önemli zenginliklerinden  birisi de hiç şüphesiz bu müze olmuştur.Müzemiz, ülkemizin ilk mübadele müzelerindendir.
Müzemizde, Evlad-ı Fatihânlarımıza ait günlük hayatta kullanılan eşyalar sergilenmektedir.

Tarihi Alaçam Konakları
Alaçam’da 2003 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Samsun Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Müdürlüğü tarafından yapılan çalışma sonucunda 30 adet yapının tarihi değer taşıdığı görülerek tescil edilmesi ile tarihi dokunun korunmasına yönelik çalışmalar başlatılmış.
Bununla birlikte ilçede özellikle Çeşme Mahallesi, Karşıyaka Mahallesi ve Yenicami Mahalle mevkilerinde yoğunlaşan tarihi değere sahip 100’e yakın yapı mevcut. Tescil edilen 30 yapının 24’ü konut, 3’ü işyeri, 3 tanesi de anıtsal mimarlık örneği olan 1 cami, 1 hamam ve 1 çeşmedir.

Bu tarihi öneme sahip tescilli yapılardan konutların 15 tanesi, hamam ve çeşme Çeşme Mahallesinde, 9 konut ile Şadi Bey Camii, Yenicami Mahallesinde, 2 konut ise Karşıyaka Mahallesi’nde bulunmakta. 2008 Yılında ikinci bir tescil çalışması ile 33 bina daha Korunması Gerekli Kültür ve Tabiat Varlığı olarak tescil edilmiş, bu sayede ilçemizde tescil edilen bina sayısı 63’e yükselmiştir.

Alaçam’daki tarihi binalara genel olarak baktığımız zaman hemen hepsinin yapıldıkları döneme ait insan ihtiyaçlarının tümünü karşılamaya yönelik bir planlama ile inşa edildikleri görülür.

Dış cephelerde simetrik bir görünüm arzeden yapıların hemen hemen tümünde geniş görüş açısı sağlayan cumba ve balkonlar dikkat çeker.

Pencereler bulundukları yerlere göre çeşitli boyut ve görünüm arz ederler. İç mekanlarda ön plana çıkan estetik, pencere ve balkon kemerlerinde de farklı süsleme şekilleri ile kendini gösterir.
Alaçam konaklarının iç mimari özelliklerine baktığımızda içinde yaşayanlara sağlıklı yaşam koşullarını sunduğunu görürüz.

Konakların arazi eğimine göre kuzey-güney doğrultusunda inşa edilmeleri, büyük ve çok sayıda pencerelerinin olması günün her saatinde azami ölçüde güneş ışığının içeriye girmesine olanak tanır. Tavan yükseklikleri 3,60-4.00 m aralıklarındadır.
Oda ve salonlar geniş ve havadardır.

Konaklarımızın iç mekanlarında estetik ve sanat daha da ön plana çıkmaktadır.
Tavan işlemeleri, ahşap kapı ve dolaplar, şömine, çeşme gibi kısımların detaylarında bu estetik anlayış ve sanatsal özelliklere rastlayabiliriz. 1897 yılında okul olarak inşa edilmiş iki binada volto tavan mevcut olup bu binaların dış cephe taş işçiliği hemen göze çarpmaktadır.

AHŞAP ÇANTI CAMİLERİ
Samsun’un Türk’ler tarafından alınması ile başlayan Türk-İslam Dönemi iskan faaliyetlerinde çoğu kez külliyelerin birer parçası olan Camiiler önemli bir yer tutar.

Kalukdemirci Ahşap Cami Devirlerinin kültürel mimari zevklerinin iklimsel özelliklerle yoğrulduğu Camiilerde binlerce yıl öncesi ‘’İslam Öncesi Türk Mimari ve Süsleme Unsurlarını’’ bulmak mümkündür.

Samsun’un Türkler tarafından alınmasıyla başlayan mimari-iskan faaliyetlerinde önemli bir yer tutan dini mimari gerek tek başlarına gerekse külliyeler halinde devirlerinin kültür-medeniyet seviyelerinin göstergeleri olarak baş tacı olmuşlardır.      

Bugün Anadolu’da inşa edilen Ahşap Yapılar için genel olarak Çantı tabiri kullanılmakta ve yapı malzemesini oluşturan ağaç cinsi ise bölgesel ve iklimsel özelliklere göre farklılık göstermektedir. Samsun ahşap mimarisinin inşası esnasında yapı malzemesi tercihinde yine bölgesel flora ile iklimsel özellikler etkili olmuş ve sağlamlık, uzun süreli dayanıklılık, neme direnç  gibi özellikler ön planda tutulmuştur.
Karadeniz’in zengin florası seçenekleri artırmış, ölçüleri itibari ile yekpare olarak kullanım imkanı veren  Kestane, Pelit ve bazı Çam cinsleri, Kara Ağaç en çok kullanılan ahşap yapı malzemeleri olmuş, süslemede ise işlenmesi kolay olan Ceviz ağacı tercih edilmişt


Alaçam ilçesi Samsun il merkezine 78 km uzaklıkta yer almaktadır.

Samsun / Alaçam Hakkında Genel Bilgiler

İli:
Samsun
Telefon Kodu:
362
Plaka Kodu:
55
Yüzölçümü:
632 km2
Rakım:
15 m
samsun'un doğal güzellikleri

Paylaş:  

Yorumlar